Ben etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ben etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ekim 2011 Cuma

Hayat,en güzel hediye..

Bugün,çok daha iyi anlıyorum ki,
Boşuna akıtıcak gözyaşım yok artık,
Zamanım inanılmaz değerli..
Daha güçlü oldum,ayakları daha yere basan..
Karar verdim..
Yanımda olanlar hep yanımda kalacaklar
Yanımda olmayanlar ise sadece uzaktan bakacaklar
Yok öyle artık hatır ,gönül meselesi yapmak olur olmaz herşeyi...
Mız mızlanmak da yok..
 öğrenilecek  o kadar şey varken
Ve
Bir yaş daha alırken,
Geç mi  anlıyorum tüm bunları ?
Aklım başıma yeni geldi
Kucağıma aldığım andan itibaren..
Sarı kafalı,maviş oğlumu
Tekrar tekrar anladım ki..
Hayat yaşattıkları  ile ,
Aldığım en güzel hediyem oldu..

12 Mayıs 2010 Çarşamba

ÇEYİZİNDE KEDİ OLAN GELİN


Bu aralar kedimle uğraşıyorum.Fazla keyfi yok.Hava aniden ısınınca dengesini şaşırdı.Bütün gün mırıl mırıl ederek dolaşıyor.Ama ne dolaşma iki dakika yerinde durmuyor sanki bir şeyler arıyor da bulamıyor.Doktoruna göre gayet sağlıklı ama bana kalırsa mutsuz gibi.Umarım bu durum çabuk geçer de eski neşesine kavuşur.Benimde neşem yok.Bazı sevimsiz işlerimi bitirmeye çalışıyorum.Az çok bitirdim de.Yeni bir başlangıcın zamanı artık.

Şimdi sıra geldi güzel şeylere...

Çeyizinde sadece kedisi olan bir gelin adayı olarak (!)beğendiğim mobilyalara artık alıcı gözle bakmaya başladım.Ne güzel şeyler var.Ama en çok istediğim çalışma masamın olması.Makyajla hiç aram olmadığı ne kadar belli oluyor değil mi?Bu çalışma masasını çok beğendim,aşkıma burdan duyurulur :)

Anne ve babası çalışan her çocuk gibi ben de evin büyüklerine teslim edilerek büyüdüm.Babannemin,Büyük Halaların evlerinde mutlaka olan tel dolaplara olan göz aşinalığımdan sanırım, tel dolapsız bir mutfak düşünemiyorum.İşte almayı planladığım mutfak dolabım.Eskitme beyazların bana göre ayrı bir çekiciliği var. Bu masada Akdeniz mutfağının güzel yemekleri sunulacak,tel dolabımla uyum içinde:)

Bahçemiz için şirin bir çiçeklik..

Ve kedişimin yeni sepeti.

Kısacası,"Bir bahar akşamı rastladım size sevinçli bir telaş içindeydiniz" şeklindeyim.


İyi dilekler ve güzel olan herşey hepimiz için olsun..


28 Nisan 2010 Çarşamba

Eyvah,doktor !

Bütün hafta sonu her ne kadar çaktırmasamda,pazartesi günü gitmem gereken hastane randevum aklımı kurcalayıp durdu.Kolay kolay hasta olmayan,ilaç kullanmaktan nefret eden,hastanelerin önünden koşarak geçen ve mecbur kalmadıkça doktora gitmeyen biri olarak
bu durumun beni ne kadar gerdiğini tahmin edebilirsiniz.
Üstelik yapılacak kan tahlilleri,testler ile bir chekuptan gececek olmanın stresiyle uykularım kaçsa da korkunun ecele faydası yok diyerek ve cesaretimi toplayarak çıktım doktorun karşısına.İstenilen testler,ordan oraya koşturmalar,kan aldırmalar derken sonuçları elime aldığımda derin bir nefes aldım.Doktorumunda değerlerimi ve diğer testleri iyi bulmasının ardından hafiflemiş bir şekilde hastaneden ayrıldım.
Eve gelir gelmez de bu güzel haberi kutlamak için sakızlı muhallebi yapmaya koyuldum :)
Muhallebi soğumaya bırakılırken köpüklü bir kahve yorgunluğumu unutturdu.
Ve biliyor musunuz artık kendime söz verdim.Daha dikkatli olacağıma dair.Sakızlı muhallebi için kepekli un kullanmakla başladım işe.Bir adım bir adımdır değil mi ?
Hayat yine kaldığı yerden devam ederken herkese sağlıklı ve sıhhatli hatta biraz da gürbüz günler diliyor,neler oluyor hayatta diyorum:)

24 Nisan 2010 Cumartesi

Gökyüzü gibi bu çocukluk

Aslında bu yazıyı dün yazmam gerekirdi ama işyerimin taşınması nedeniyle yarı eşyalarım eski yerde yarı eşyalarım yeni yerde bölük pörçük olduğundan her yere kablolar,fakslar,telefonlar saçıldığından kendimi toparlayıp iki satır yazamadım.

Dün işten biraz erken çıkıp bir kaç avm dolaşıp çocukların düzenlediği etkinlikleri seyrettim.Bıcır bıcır sesleri ve bitmek bilmeyen enerjileri ile yorgunluğumu bana unutturdular.İlkokul yıllarımda TRT'de Halit Kıvanç'ın sunduğu çocuk şenliğini seyreder,değişik ülkelerden gelen çocuklar ve onları ağırlayan ailelere hep imrenirdim.Sizin de dikkatinizi çeker miydi bilmem ama özellikle Doğu bloku ülkelerinden gelen çocuklar misafir oldukları ailenin çocuğunun yanında aynı yaşıtta olmalarına karşın abi yada ablaları gibi durur,her iki çocuk yanyana geldiğinde gelişim farkı bariz ortaya çıkardı :)
Bu resim ise benim ilkokul birinci sınıfdaki halim.Omuzlarımdan tutan güzel sarışın öğretmenim,yanımdaki diğer güzel bayan ise annem.Benim en mutlu olduğum anlarımdan biri.Doğum günümü sınıfımda kutluyorum ve arkadaşlarımdan hediyeler alıyorum.Daha ne olsun ..
Ne demiştir şair ; "Gökyüzü gibi bu çocukluk,hiçbir yere gitmiyor"Sözü daha fazla uzatmak istemiyor,tüm bıcırıkların çocuk bayramını kutluyorum:)

25 Mart 2010 Perşembe

ÜŞENİYORUM !

Bazen aklıma çok güzel fikirler geliyor..Üşenmeyip bir hayata geçirebilsem !

Bazen,iyi niyetimin çok suistimal edildiğini düşünüp,insanlara öfkeleniyorum !

Bazen de ardımda iz bırakan güzel şeyleri yapamadığım için hayıflanıp duruyorum !

Dişçiye gitmem lazım,habire öteliyorum..


İsteksiz...Gönülsüz..
Bu aralar
Nerdeyse yaşamaya bile üşeniyorum

9 Mart 2010 Salı

PİJAMA,TERLİK,TELEVİZYON

Oldum olası çok sevdiğim şiirlerin dizelerinden şarkı sözü yapılmasına ,romanların reyting uğruna uzadıkça uzatılan diziler haline gelmesine bir de dizilerde ki olayları sanki gerçekmiş gibi konuşan bireylere tahammül edemiyorum.

(Cidden hiç işi gücü olmayıp bunları konuşan insanlar var etrafımda :)

Geçen gün yeni başlayan bir dizinin,gazetede şöyle bir konusunu okuyunca "My Fair Lady" müzikalinden feci şekilde araklandığını anladığımda araba farına yakalanmış zavallı tavşanlar gibi öylece kalakaldım.Bu kadarına da pes doğrusu diyorum.Ne diyorlar buna çakma yaratıcılık mı ?(Erol Mutlu Hocamın "Televizyonu Anlamak "kitabını yeniden mi okusam acaba :)
Buna karşın Cnbc-e de Türkçe alt yazılı E2'de ise Türkçe dublajlı seyredilebilecek birbirinden güzel ve ödüllü diziler benim için göz dolduruyor.

Başı sonu belli olan,özetleri bir dakika süren,sürekli reklam aralarıyla bölünmeyen,bir saati geçmeyen diziler..Elbette hepsini seyretmem olanaksız ama içlerinden iki tanesi var ki bilenin bildiği bilmeyene ise zevkle önerebileceğim türden.

Orjinal adı "Adventures of Merlin"olan "Merlin"dizisi bunlardan ilki. Kral Uther tarafından yönetilen Birleşik Krallık’ta büyücülerin sihir yapmalarının yasaklandığı bir dönemde, doğaüstü yeteneklere sahip Merlin ve ileride tahta geçecek Prens Arthur'un macerelarını ve tarihin en büyük büyücü efsanesi Merlin'in gençlik yıllarını anlatan fantastik dizi benim gibi tutkunları tarafından severek izleniyor.

Bir diğeri ise 1960'ların Amerikasında geçen "Mad Men"dizisi.Dizide biraz da içinde olduğum sektör,reklam ve medya dünyası geçtiğinden midir bilemiyorum ama bu karizmatik diziyi uzun süredir zevkle takip ediyorum.
Kış gecelerinin tercihleri bunlar oldu benim için.Bazen kısa molalar vermek,kendi içine kapanarak hayatın akışını biraz uzaktan izlemek ve böyle şeylerle oyalanmak gerçekten iyi gelebiliyor.Şimdi aklımda bir sürü proje,yapmak istediğim onca şey,bir araya getirilmesi gereken onca not var.
Gerisi ise bahar ve yaz .
Şimdilik sevgiyle....

30 Ocak 2010 Cumartesi

HAYAT

Size de oluyor mu bilmem.Bazen tüm olumsuzluklar üst üste gelir.Korku dolu bakışlarla acaba şimdi ne olacak diye düşünüp öylece kalakalırsınız..

Hep böyle gitmez elbette..Kimi zaman keyfiniz pek yerinde olur.İşler rayına oturur..Kış gecelerinde sıcak sohbetler kaygıları siler atar..


İşte bu iki duygu arasındaydım bu hafta..Tıpkı herkes gibi..Neyseki geldi ve geçti..
Yine devam edicez yaşamaya ve yazmaya..

* Kovuktakilere selam olsun !


*JRR Tolkien'in hikayelerinin sonunda geçen cümle..

4 Ocak 2010 Pazartesi

BAŞLARKEN

2010 ' a öyle bir hızla başladım ki..Dinlenerek yada "Hadi Eller Havaya" modundaki bir yer de değil de çalışarak girince yeni yıla,bir bakmışsınız ayın dördü olmuş bile.Olsun en azından ailemle ,sevdiklerimle birlikte bir yemek yiyebildim,o da yeter bana.

Fekaat,Blog arkadaşlarım yeni yıl postlarını öyle güzel süsleyip püsleyip eklemişler ki çok kıskandığımdan dolayı bulduğum ilk fırsatta hemencecik bende yazıyım istedim.

İlk önce sağlıklı,huzurlu ve mutlu yepyeni bir yıl diliyorum.(Şimdi düşündüm de karşılıksız bir şey gibi bu blog yazmak,hani kim okur, kim bilir, kimin umrundadır bilmeden habire yazmak,umarım sesim geliyordur beni okuduğunuz yere :)

Çok güzel girdim yeni yıla en sevdiğimden,ailemden çok değerli hediyeler aldım.Bunca çalışmanın bunca mücadelenin ardından güzel bir yılbaşı sofrasına oturup, dünyaya bakınca ailem,sevdiğim başta olmak üzere sahip olduğum herşey için yaradana teşekkür ettim.

Hiç yılbaşı ağaçsız olur mu? Eskiden özenirdim izlediğim dizilerde ofislerde kurarlardı yılbaşını ağacını.Bende son üç yıldır yaptığım gibi ağacımı ofisime kurdum.Odama uğrayan misafirlerim ve yolu düşen dostlarımla birlikte dileklerimizi yüksek sesle söyledik birbirimize.
Hediye almak kadar vermekte çok zevkliydi.Pandora'nın kutusu bir kez daha açıldı çocuklara şekerler, büyüklere ıncık cıncık bir sürü şey çıktı.

Her yeni yılda olduğu gibi bu yılda daha düzenli olmaya kendi kendime söz verdim.Ama daha 1 ocak gecesi ortalığı bir güzel dağıttım.
Blogumu yepyeni bir görünüme kavuşturdum geçtiğimiz yıl.Bu yıl ise daha farklı konularda yazabilmeyi ve daha sık güncellemeyi istiyorum.Ah bir de şöyle yepyeni bir laptopum olsa..
Bol güneşli bir yıl istiyorum.Belirsizliklerin kaybolduğu,sislerin,pusların kalktığı..Dalgaların, rüzgara karışan damlacıklarının, yüzümüze vurduğu güzel bir yıl.

Bu arada siz, arkamdan konuşan birileri.Kim olduğunuzu ve ne söylediğinizi biliyorum.Beni takip edip burayı okuduğunuzu da.Umarım bu yıl o sevimsiz yüzlerinizi bir daha görmiyeceğim harika bir yıl olur.
Ohh bu sözleri de söyleyip rahatladıktan sonra bitirebilirim artık :) En kısa zamanda görüşmek üzere.
Sevgilerimle,

funny animated gif

29 Aralık 2009 Salı

ŞU GEÇTİĞİMİZ YIL..

Her yıl sonunda, geçen yılın muhasebesinin yapılmasından ve yeni yıldan beklentilerin aynı klişeler üzerinde dönüp durmasından fena halde sıkıldım.
O kadar zor bir yılı atlatıyorum ki nerdeyse 2009 bitiyor diye bir zil takıp oynamadığım kaldı.2010 ise güzel bir yıl olacak.Bundan eminim çünkü Colors of Angel'im biraz önce telefonda söyledi.O dediyse kesin doğrudur :)
Geçen gün kitaplığımı temizlerken epeydir elime almadığım bir kitabın içerisinde sakladığım sararmış bir gazete sayfası buldum.Körfez savaşının tüm hızıyla devam ettiği bir kış günü yayımlanmış Cumhuriyet gazetesinin başlığı,şöyle diyordu;

"Karanlık ve puslu günler geride kalacak.Gerisi bahar ve yaz..Şimdi bahar ve yazı düşünmenin ve her zamankinden daha çok istemenin tam sırası.Çünkü eksilmemesi gereken tek şey yaşama sevincimiz "
Hiç zihnimden çıkmadı bu cümle.Eksik etmemeye çalıştım başucumdan.Benim gibi hayata pozitif bakmaya çalışan biriyseniz bilirsiniz bu duyguyu..Herşeye rağmen kötümser olmamak,nerdeyse huşu içinde birbirinden bet haberleri veren insanlardan da (ben onlara ruh emici diyorum ) uzak durmak.
2010 güzel bir yıl olacak.Çünkü bu yıl kayıpların,yerinde saymaların yılıydı.Bir de giden dostların.Kimisi elimde olmadan kimisi ise kendiliğinden gitti.Anlayamadım bir türlü çünkü boşlukları garip şekilde kapandı izleri ise kendiliğinden geçiverdi.Sanırım bu duygu "Varolmanın dayanılmaz hafifliği "di.
2009 Ne kadar zor bir yıl olsa da, diğer yarımı bulduğum bir yıldı.Ve onunla köşe bucak durup dinlenmeden dolaşıp, Likya yollarında kendimizi birbirimize anlatmaktı."Hangi birini anayım " der ya şair benim ki de o hesap;Keçi boynuzu ağaçları arasında Kekova adasına gitmek,Tersane koyunda denize girmek,Finike'nin yeşil pazarında alışveriş yapmak,Antik Side'de deve kervanına rastlamak,Alanya'nın 60 yıllık dondurmacısında inanılmaz tadlar keşfetmek,Oymapınar barajının yollarında manzara karşısında büyülenmek,aynı suya iki kez girmemek demekti bizim için 2009 :)
Bu anlar hayatımın en güzel günleri olarak hatıralarımda yer alırken daha güzellerini getirirsin artık bir zahmet gelirken :) Bir de insanoğluna biraz duyarlılık biraz vefa en çok da vicdan getirir misin.Zira bitmek üzere de..


Ahh 2010 yazılışın fiyakalı umarım sen de öyle bir yıl olursun.O kadar ihtiyacımız var ki güzel bir başlangıca..Ne de olsa eksilmemesi gereken en önemli şey yaşama sevincimiz değil mi ?

Yaşama sevinci ile dolu nice yıllara..




funny animated gif