2 Kasım 2012 Cuma

Çınar Büyürken


Oğlum, Amcasının düğünün de ilk papyonunu taktı,
Saçını kendisi tarıyor
Sarı ve Yeşil renge belirgin bir düşkünlüğü var.
En sevdiği oyuncağı 
Dayısının Bodrum'dan yolladığı kocaman yel değirmeni 
Emir'in" Makina" şarkısına bayılıyor.
Bayramda zeytinyağlı dolmaları ardı ardına mideye indirdi.
Evin içinde küçük bir adam dolaşıyor 
Kızdığında söyleniyor.
Kısacası diğer dünyaya gelen evlatlarımız gibi
Çınar'da gün geçtikçe değişiyor,büyüyor.

31 Ekim 2012 Çarşamba

Ekim'de Bitti...


        Ekim'de bitti.... 
Ama nasıl... 
Doğum günüm,oğlum,eşim,çalışmalarım 
Ve geri kalan herşey...
Yeni ay yepyeni fikirlerle geliyor,
                                Ah bir de zaman herşeye yetse...

17 Eylül 2012 Pazartesi

Kapaklarımız

Günler ne çabuk geçiyor. Yedinci sayımız çıktı bile. Harıl harıl Ekim sayımıza hazırlanıyoruz. Derginin kapakları eski Türk Filmlerindeki hızla kopan takvim yaprakları gibi gözümün önünden geçiyor. Çınar 1 yaşına girerken, dergimiz 7 aylık oldu . Karadeniz'in ilk ve tek kadın dergisini yapmanın kolay olmadığını belirtmek istiyorum. Ve inanın şu yedi ayda yaşadığım sıkıntının, stresin ve bir o kadar da övgünün ve tebriğin ortasında sadece canımın içi oğlumu ve bana sonsuz destek veren eşimi düşünerek harıl harıl çalışıyorum. Elbet ekibimizle birlikte.İşte son üç ayımızın kapak çalışmaları...


                                                                       TEMMUZ 





                                                                    AĞUSTOS
 
                                                                     
                                                                              EYLÜL

13 Ağustos 2012 Pazartesi

Çınar 1 Yaşında


Çınar'ım bugün 1 yaşına basıyor. Hazırlıklarımı ve kutlama görüntüleri sonra paylaşıcam.
Canım oğlum iyi ki geldin dünyamıza. Seni çok seviyoruz. Uzun ve güzel bir hayat hep seninle olsun bebeğim. Bu arada ileride bir kıza gönlünü kaptırdığında , beni gözün görmediğin zamanlarda şu sıralar yaşadıklarımızı sana hatırlatmak isterim. Benden ayrıldığında nasıl yaygarayı bastığını, ev işlerini seninle oynamaktan yapamadığımı, babanın, annanenin, babannenin ,dedelerinin yüzüne bakmayıp adeta tırmalarcasına ayaklarıma dolanıp kucağıma almam için kıyameti kopardığını.1 yıldır uyku düzenin bozulmasın diye akşamları hiçbir yere çıkamadığımızı bu nedenle televizyonda hiç izlemediğim dizileri bile sayende izlediğimi, işime giderken kaçarcasına evden çıktığımı hatta yola çıktığımda ben bugün ne giyip de çıkmışım diyerek uyumsuz kıyafetlerime hayıflandığımı, banyo hatta tuvalette bile beni yalnız bırakmadığını hiçbir hal böyleyken özel hayatımın da kalmadığını söylesem ne dersin acaba sarı lokumum..

2 Temmuz 2012 Pazartesi

Bu aralar Çınar


Tam anlamıyla yazı yaşayamıyoruz burada. Bir bakıyorsunuz hava sıcacık bir bakıyorsunuz yağmurlu. Çınar'a ne giydireceğimi bilemiyor, sıcaklardan korumaya çalışırken ani bastıran soğuklar karşısında kaldırdığım kışlıkları karıştırıp duruyorum. Çocuğunun herşeyini yanında bulunduran annelere gıpta ediyor, bu kadar planlı programlı nasıl olunur diye de düşünüyorum. Birlikte bir kez denize girdik. Denizde bir babasına sarıldı oğlum bir bana. Bu hafta sonu da plan yapmıştık ama yağmurun azizliğine uğradık. Umarım önümüzdeki pazara hava güzel olur da biz de denizin keyfini çıkartabiliriz. Galiba ben adam gibi yaşanan yazları özledim...

7 Haziran 2012 Perşembe

Moda Çekimi Yapmak Yada Yapmamak...

Dergimizin Haziran sayısı  çıktı. Bu ay yine çok yorulduk çok çalıştık. Nedense insanlar yaptığımız işi Karadeniz'de gerçekleştirdiğimize bir türlü inanamıyorlar. Oysaki burası fazlasıyla herşeyi hak eden ve büyüyen bir bölge. Bu ay moda editörümüz Banu çok güzel bir iş çıkardı ve Karadeniz sahillerinde moda çekimleri gerçekleştirdi. Babalar günü sayımızda biraz erkek temasına ağırlık vermek ve erkeklere özel moda sayfalarımızı oluşturmak istedik. Ancak markalardan izin almak inanılmaz yazışmalar,telefon görüşmeleri ,bin türlü sorgu suala yanıt vermek zorunda kalmak gerçekten çok fazla yorucuydu. Bu zorlukları kendimizi ve işimizi tanıtana kadar yaşayacağımızın farkındayım zamana bıraktığım herşey gibi bunu da zamana bıraktım..Bir kaç moda çekimimizi sizinle paylaşmak ve yorumlarınızı da almak istedim.Efirli ve Bolaman arasındaki sahillerde ve tarihi mekanlarda gerçekleşen çekimleri bakalım nasıl bulacaksınız...






Sevgiler,

1 Haziran 2012 Cuma

Delikanlım


Çınar 10. ayında... Çok hareketli, bıraksam neredeyse yürüyecekmiş gibi.Çok şükür her şeyi yiyor sebze yada et ayrımı yok.En çok çorbayı ve yoğurdu seviyor.Çok kilo almıyor,sağlıklı olması dışında kilo alması yönünde bir takıntı yapmamaya çalışıyorum.Müziğe ve ritme çok dikkat kesiliyor.Müzik çaldığında bir kişi eliyle bir yerlere vurarak ritm tutuyorsa o da aynısını yapmaya çalışıyor.Hamileyken dinlediğim müzikler işe yaradı galiba.Kendi odasında uyuyor,sabah uyandığında ise pek ağlama huyu yok.Geçtiğimiz gün ilk adım ayakkabısını aldık.Çünkü sürekli adım atmak istiyor,emeklemiyor bir yerlere tutunup ayağa kalkmaya çalışmayı pek seviyor.Elbette henüz bunu başaramıyor ama olsun azmine hayranım doğrusu.En hoşuma giden ise bir ortam da birisi yüksek sesle konuşuyor ise ona çok kızıp sinirleniyor hatta bağırıyor.Sakinliği,soft müzikleri ve yumuşak tonda konuşmaları can kulağı ile dinliyor.Kuzenlerinin ona kitap okumasına bayılıyor,yanında birisi cep telefonuyla konuşurken ise katıla katıla gülüyor.Bunun anlamını henüz çözemedim ama bir kişinin kulağına cep telefonu dayamasını komik buluyor.Kısacası artık delikanlı oluyor benim oğlum...