2 Kasım 2010 Salı

Antalya Pazarlarından Bildiriyorum

Bu yıl 29 Ekim'le birlikte üç günlük tatil yaparak hafta sonunu geçirdim.Resmi tatillerde hatta bayramlarda bile çalışmaya alışmış biri olarak nasıl sudan çıkmış balığa döndüm ne yapacağımı nasıl şaşırdım bir bilseniz, halimi görmenizi gerçekten çok isterdim.

Cumartesi günü epeydir gitmediğim semt pazarına uğramak istedi canım.Aslında amacım zeytin alıp kurmaktı.Ama ben ve babam pazara bir girdik mi kendimizi kaybettiğimizden ötürü iki saat kadar dolaştık.Şimdi Buyrun Cumartesi Pazarına ;

Mandalinalar leziz fiyatları ise uygundu

Elmalar Isparta'dan gelmiş.
Yedikçe mis kokusunu duyumsayabiliyorsunuz
İşte Zeytinlerim...
Zeytin seçmek de bir incelik istiyor.
Çekirdeğinden kolayca ayrılanlar tercihim oldu.
Ve işte kolaylık..
Zeytinleri aldıktan sonra bıçak yardımıyla tek tek çizmeniz gerekiyor.
Ancak bu makina büyük bir kolaylık sağlamış.
Beş dakika da bütün zeytinler çizildi.
Bahçe maydonozu tazecik...
Havuç ve Turplar ye beni ye beni diyor.
Vee kahvaltılık domatesler..
Kiloları 2,5 ila 3 lira arasında değişiyor.
Antalya'nın meşhur mor üzümü
İşte portakalınız çok olursa böyle ipe dizip asarsınız :)
Pazaramızda cadılar bayramı da unutulmamıştı
Kabağı bu şekilde oyan Salih'i buradan tekrar tebrik ediyorum.
Alıçların şimdi tam mevsimi
Güzel Türkçe'mizin yazılışlarına hayranım :)
Ve mutlu son.
Sıcak simit ve çay keyfi.
Pazar yorgunluğunu atmada birebir.
Taze meyveler ve sebzeler size de mutluluk veriyor mu ?
Bana veriyor da ;)

2 yorum:

Vintage Duygular dedi ki...

Tekrar merhaba canim. Ah ne demek o taze meyve sebzelerin kokusu, pazarin bütünlestirdigi dogal ürünlerin kokusunu inanilmaz seviyorum. Ve mutlu sonun benimde mutlu sonum, bayildim resime! ;)

Leylak Dalı dedi ki...

ah Antalyamın pazarları, bu Ankara'da herşey sahte. Mandalinler mumlu, elmalar mumlu, marul zaten yok, üstelik seçmek yasak. Mazaallah adamı vururlar:((