kutlama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kutlama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Aralık 2011 Perşembe

Mutlu Yıllar

Uzun zamandır bloguma girip birşeyler yazamadım.Hem tüm günümü bebeğimle geçirmem hem de klavyemdeki sorun nedeniyle sizleri okumakla yetindim,güzel yazılarınıza ve paylaşımlarınıza yorum bile yazamadım.Bu süre zarfında beni merak eden ve mail atan Çınar'ı soran arkadaşlarıma çok teşekkür ederim.Çok şükür iyiyiz.Çınar hızla büyüyor.Erken doğumdan kaynaklanan sorunları atlattık,yaşıtlarının gelişimini yakaladık hatta geçtik bile diyebilirim.(Aman nazar değmesin :)

Yeni yıla kadar bloguma girip bir şeyler yazamayacağımı düşündüğümden şimdiden yeni yılınızı kutlamak istedim.Hem bebek büyütüp hem de bloguna düzenli yazı ekleyen annelerden de bu işin sırrını öğrenmek istiyorum.Bu yıl benim hamileliğin keyfini de çıkardığım zorluklarıyla da başettiğim ve annelik duygusunu tattığım bir yıl oldu.Bu duyguyu tatmak isteyen herkesin anne adaylarının ve hamişlerinin dileklerinin kabul olmasını anne olanların ise sağlık,mutluluk ve huzurla bebeklerini büyütmesini diliyorum.

Taze bir annenin başka ne dileği olabilir ki.Herşey gönlünüzce olsun.Yeni yılda buluşmak üzere,sevgiyle..

3 Ocak 2011 Pazartesi

Başlarken


Tüm mutlulukların daim olacağı bir yıl diliyorum

30 Ekim 2010 Cumartesi

Cadıların Bayramı ;)

Süpürgeli süpürgesiz,

Tüm Cadıların

Cadılar Bayramını kutlarım.

29 Ekim 2010 Cuma

Cumhuriyet Kadınlarına,

Bugün kılık kıyafetimiz sorgulanıyor.

Başımız açık mı kapalı mı bunlar üzerinden siyaset yapılıyor.

Çevremde yabancı kadınlarla evlenen erkeklerin,

Türk Kadınını küçümseyen sözlerine şahit oluyorum.

Atatürk'ün Cumhuriyet Kadınları;

Bizi kim bir kalıba sokabilir?

Yada kim bizi küçük görebilir ?

Aydınlık bakışlarınız hep ileriye baksın..

Okuyun

Çalışın

Üretin
Sevin ve sevilin

Güzel bir nesil yetiştirelim.

Tıpkı O'nun dediği gibi ;

Türkiye Cumhuriyet anlamınca kadın,

bütün Türk tarihinde olduğu gibi

bugün de en muhterem mevkide,

her şeyin üstünde yüksek ve şerefli bir mevcudiyettir

M.Kemal ATATÜRK


CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN

9 Ekim 2010 Cumartesi

Bir günün ardından,


Bizim ailemizde doğum günleri,evlilik yıldönümleri unutulmayıp kutlanması gereken özel günlerdir.Babam halen küçük not defterinde (Cep telefonu ve bilgisayar kullanmadığı için)bizim de dahil çevresindeki tüm sevdiklerinin özel günlerini itina ile yazıp,mutfaktaki saatli maarif takvimine de konu hakkında uyarı notu düşer.Elbette bu sadece böyle özel günler için değil mutfak tüpünün alınış tarihinden ,hastane randevularına kadar olan hatırlanması gereken günleri de içerir.Rahmetli dedem başucundan eksik etmediği ece ajandasına kullandığı ilaçlara kadar yazar kağıdın hafızasının hepimizin hafızasından daha iyi olduğunu söyleyip dururdu.Ailenin erkekleri bu şekilde herşeyi not ederken ailenin bayanları ise acaba akşama ne yemek yapsam rutinin yanısıra böyle özel günlerde ne pişirsem telaşesini yaşar alınan onca yemek kitabı yada dergisi karıştırıldıktan sonra,daha önce defalarca yaptığı,denenmiş,lezzeti belli, elinin alıştığı herneyse onu yapmaktan kendini alamazlar.
Bu doğum günümde de yine aynı şeyler yaşandı.
Ama bu sefer pastayı yapmayıp hazır aldım.
Tembelliğim üzerimde de :) Bu arada kedime bir haller oldu.Gelen tüm telefonların kendisine geldiğini,tüm çiçeklerin ise ona alındığını sanıyor.Resimlerden de anlaşılacağı üzere çiçeklerimin yanından alamadım kedişi.
Ve şimdi de annemin klasikleri Yoğurtlu havuç
Emel ablamın kısırı
Cevizli,yoğurtlu kabak
Gül böreği
Yaprak sarması da vardı ama resmi çekerken titrettiğim için burada paylaşmak istemedim.
İyi ki ülkemiz bir tahıl ambarı.Yoksa böyle özel günlerde ve bayanların günlerinde yapılan onca kısırı,böreği,tuzluları,tatlıları nasıl yapardık bilemiyorum :)
Bu arada blogta paylaşmak için habire yiyeceklerin resmini çektiğimi gören annem,arkadaşlarımın ve yakınlarımızın yanında mahçup olarak beni mutfakta sıkıştırdı ve "Kızım sen görmemişmisin ayıp değil mi yiyeceklerin resmini çekip duruyorsun" diyerek bir güzelde azarladı:)
Kedim ise ancak ona aldığım mamaları gördüğünde çiçeklerin yanından ayrıldı :)
Şimdi müsadenizle bana ait olmayan ama kalbime çok yakın gelen bir cümle ile bitirmek istiyorum yazımı.İclal Aydın'ın bir kitabında geçiyordu bu cümle.Altını çizmişim oysa ki hiç çizmem kitaplarımı.Şöyle diyordu;
"Hep çok sevdim Türk filmlerini.
İsteyen istediği kadar dalga geçsin.
Onca kırılganlıktan sonra şimdi çok mesudum "
Evet galiba bu hissettiğim şeyin, duygunun adı bu.Mesut olmak.
Herkese mesut ve mutlu bir hafta sonu diliyorum

8 Ekim 2010 Cuma

Son Dakika :)

İnternetin çok yavaş çalışması nedeniyle bloguma bile zor girdiğimden mesajlarınıza yanıt veremedim.Güzel dilekleriniz için çok teşekkür ederim.Mine Hanım size internet düzelince mesaj atabilicem.Umarım bu postu da kazasız belasız yayınlayabilirim :)
Bunun üzerine biraz müzik fena olmaz hani .

7 Ekim 2010 Perşembe

7 (Yedi)

7 rakamını hep sevdim.
İlkokuldan bu yana verilen numaralarda ösym numaramda dahil yedi rakamı dikkat çekecek kadar fazlaydı.
Yedinin kendine has gizemli bir havası var bence.
Zira dünyanın yedi harikası,yerlerin ve göklerin yedi katı,haftanın yedi günü,
gökkuşağının yedi rengi,dünyanın yedi kıtası,insanın yedi çakrası,Hürmüz'ün yedi kocası :)bir de yedi göbek sülalemizin olması boşu boşuna değil.

Bugün ayın yedisi.Nacizane bendenizin de doğum günü.
Kendimi çok iyi,çok güzel,çok harika hissettiğimden birazcık şımarmak için yazıyorum bunları.

Hadi şimdi pastam gelsin,mumlar üflensin,en güzel dilekler tutulsun ve..

lütfen herkes gülümsesin.

8 Eylül 2010 Çarşamba

Mutlu Bayramlar


Kedişimle birlikte herkese mutlu bayramlar dileriz.

24 Nisan 2010 Cumartesi

Gökyüzü gibi bu çocukluk

Aslında bu yazıyı dün yazmam gerekirdi ama işyerimin taşınması nedeniyle yarı eşyalarım eski yerde yarı eşyalarım yeni yerde bölük pörçük olduğundan her yere kablolar,fakslar,telefonlar saçıldığından kendimi toparlayıp iki satır yazamadım.

Dün işten biraz erken çıkıp bir kaç avm dolaşıp çocukların düzenlediği etkinlikleri seyrettim.Bıcır bıcır sesleri ve bitmek bilmeyen enerjileri ile yorgunluğumu bana unutturdular.İlkokul yıllarımda TRT'de Halit Kıvanç'ın sunduğu çocuk şenliğini seyreder,değişik ülkelerden gelen çocuklar ve onları ağırlayan ailelere hep imrenirdim.Sizin de dikkatinizi çeker miydi bilmem ama özellikle Doğu bloku ülkelerinden gelen çocuklar misafir oldukları ailenin çocuğunun yanında aynı yaşıtta olmalarına karşın abi yada ablaları gibi durur,her iki çocuk yanyana geldiğinde gelişim farkı bariz ortaya çıkardı :)
Bu resim ise benim ilkokul birinci sınıfdaki halim.Omuzlarımdan tutan güzel sarışın öğretmenim,yanımdaki diğer güzel bayan ise annem.Benim en mutlu olduğum anlarımdan biri.Doğum günümü sınıfımda kutluyorum ve arkadaşlarımdan hediyeler alıyorum.Daha ne olsun ..
Ne demiştir şair ; "Gökyüzü gibi bu çocukluk,hiçbir yere gitmiyor"Sözü daha fazla uzatmak istemiyor,tüm bıcırıkların çocuk bayramını kutluyorum:)

7 Aralık 2009 Pazartesi

Nice Yıllara

Zaman nasıl da su gibi akıp geçiyor değil mi .Bizde yıllandık artık.Birlikte eskimeyi ve bahçemizde kamelyamızın altında otururken bugünleri gülümseyerek anmayı nasip etsin Yaratan..
Nice yıllara aşkım..