11 Şubat 2014 Salı

Tutamıyorum Zamanı

" Ey Zaman Tanrısı Acı Bize " diyordu bir yazısında Can Dündar. Zaman kavramıyla çokça uğraşan ve yapamadığım herşeyin nedenini zamanın üzerine atan biri olarak çok yorulduğumu söyleyerek başlamak istiyorum sözlerime. Aynı anda çok şeyi yapmaya çalışarak, çalıştırdığım elemanlarımdan daha fazla koşturarak (Sanırım hiç iyi bir yönetici değilim) insanlarla uğraşarak geçiyor günlerim. Tek tesellim oğlumla geçirdiğim kısacık zaman dilimleri. İkimizde uykuya erkenden yenik düşüyor, birbirimizden ayrı kaldığımız anların acısını çıkartmak için türlü türlü oyunlar oynuyor ve bulduğumuz her fırsatta öpüşüp koklaşıyoruz. Oğlum büyüyor,dergi büyüyor ama sanki bir şeyler yerinde sayıyor. Tüm bu yazdıklarım çok çalışmanın ve çok yorulmanın bir sonucu sanırım. Bazen normal bir işim olsaydı bu kadar çok çalışmam gerekmeseydi oğlumla daha çok vakit geçirseydim diye vicdan yaparken buluyorum kendimi. Ama ne yapıyım benim tabiatımda hep zor olanı seçmek vardır. Ve şunu da biliyorum ki hiçbir çocuk annesine, kendisi için kariyerinden vazgeçtiği için minnet duymaz, her çocuk başarıları ile gurur duyacak bir anne ister hayatında. Benim de tesellim bu yönde işte. Hadi kalın sağlıcakla... 



23 Ağustos 2013 Cuma

Çınar'ın İki Yaş Albümünden







Önceki postumda yorum bırakan tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Blog tutmayı çok sevmeme rağmen yaptığım onca iş nedeniyle bloguma yazı hazırlamaya ne yazık ki fırsat vermiyor. Ancak takip ettiğim bir çok arkadaşımı haftada bir de olsa yazdıklarını okumaya çalışıyorum. Aslında dergimde bloglara yer vermek ve blog tutan arkadaşlarımla röportajlar yapmak çok iyi oldurdu. Sevgili Vintage Duygular bana bu konuda ilham verdi. Ne dersiniz bu teklifimi ilk kim kabul eder dersiniz ?

19 Ağustos 2013 Pazartesi

25 Mart 2013 Pazartesi

20 Şubat 2013 Çarşamba

22 Kasım 2012 Perşembe

Kasım Sayımız


Günlerin nasıl geçtiğini anlamıyorum artık. Kendimi sürekli ilgi isteyen iki küçük çocuk annesi gibi hissediyorum. Biri Çınar, diğeri ise dergi. İkisi için de büyük fedakarlıklar ve özveriler gerekiyor. Bloguma yorum bırakan sevgili arkadaşlarım size yanıt yazamadığım için kusura bakmayın. İki küçük çocuk yetiştirdiğimi farzedin ve beni anlayışla karşılayın lütfen...

2 Kasım 2012 Cuma

Çınar Büyürken


Oğlum, Amcasının düğünün de ilk papyonunu taktı,
Saçını kendisi tarıyor
Sarı ve Yeşil renge belirgin bir düşkünlüğü var.
En sevdiği oyuncağı 
Dayısının Bodrum'dan yolladığı kocaman yel değirmeni 
Emir'in" Makina" şarkısına bayılıyor.
Bayramda zeytinyağlı dolmaları ardı ardına mideye indirdi.
Evin içinde küçük bir adam dolaşıyor 
Kızdığında söyleniyor.
Kısacası diğer dünyaya gelen evlatlarımız gibi
Çınar'da gün geçtikçe değişiyor,büyüyor.

31 Ekim 2012 Çarşamba

Ekim'de Bitti...


        Ekim'de bitti.... 
Ama nasıl... 
Doğum günüm,oğlum,eşim,çalışmalarım 
Ve geri kalan herşey...
Yeni ay yepyeni fikirlerle geliyor,
                                Ah bir de zaman herşeye yetse...

17 Eylül 2012 Pazartesi

Kapaklarımız

Günler ne çabuk geçiyor. Yedinci sayımız çıktı bile. Harıl harıl Ekim sayımıza hazırlanıyoruz. Derginin kapakları eski Türk Filmlerindeki hızla kopan takvim yaprakları gibi gözümün önünden geçiyor. Çınar 1 yaşına girerken, dergimiz 7 aylık oldu . Karadeniz'in ilk ve tek kadın dergisini yapmanın kolay olmadığını belirtmek istiyorum. Ve inanın şu yedi ayda yaşadığım sıkıntının, stresin ve bir o kadar da övgünün ve tebriğin ortasında sadece canımın içi oğlumu ve bana sonsuz destek veren eşimi düşünerek harıl harıl çalışıyorum. Elbet ekibimizle birlikte.İşte son üç ayımızın kapak çalışmaları...


                                                                       TEMMUZ 





                                                                    AĞUSTOS
 
                                                                     
                                                                              EYLÜL

13 Ağustos 2012 Pazartesi

Çınar 1 Yaşında


Çınar'ım bugün 1 yaşına basıyor. Hazırlıklarımı ve kutlama görüntüleri sonra paylaşıcam.
Canım oğlum iyi ki geldin dünyamıza. Seni çok seviyoruz. Uzun ve güzel bir hayat hep seninle olsun bebeğim. Bu arada ileride bir kıza gönlünü kaptırdığında , beni gözün görmediğin zamanlarda şu sıralar yaşadıklarımızı sana hatırlatmak isterim. Benden ayrıldığında nasıl yaygarayı bastığını, ev işlerini seninle oynamaktan yapamadığımı, babanın, annanenin, babannenin ,dedelerinin yüzüne bakmayıp adeta tırmalarcasına ayaklarıma dolanıp kucağıma almam için kıyameti kopardığını.1 yıldır uyku düzenin bozulmasın diye akşamları hiçbir yere çıkamadığımızı bu nedenle televizyonda hiç izlemediğim dizileri bile sayende izlediğimi, işime giderken kaçarcasına evden çıktığımı hatta yola çıktığımda ben bugün ne giyip de çıkmışım diyerek uyumsuz kıyafetlerime hayıflandığımı, banyo hatta tuvalette bile beni yalnız bırakmadığını hiçbir hal böyleyken özel hayatımın da kalmadığını söylesem ne dersin acaba sarı lokumum..

2 Temmuz 2012 Pazartesi

Bu aralar Çınar


Tam anlamıyla yazı yaşayamıyoruz burada. Bir bakıyorsunuz hava sıcacık bir bakıyorsunuz yağmurlu. Çınar'a ne giydireceğimi bilemiyor, sıcaklardan korumaya çalışırken ani bastıran soğuklar karşısında kaldırdığım kışlıkları karıştırıp duruyorum. Çocuğunun herşeyini yanında bulunduran annelere gıpta ediyor, bu kadar planlı programlı nasıl olunur diye de düşünüyorum. Birlikte bir kez denize girdik. Denizde bir babasına sarıldı oğlum bir bana. Bu hafta sonu da plan yapmıştık ama yağmurun azizliğine uğradık. Umarım önümüzdeki pazara hava güzel olur da biz de denizin keyfini çıkartabiliriz. Galiba ben adam gibi yaşanan yazları özledim...

7 Haziran 2012 Perşembe

Moda Çekimi Yapmak Yada Yapmamak...

Dergimizin Haziran sayısı  çıktı. Bu ay yine çok yorulduk çok çalıştık. Nedense insanlar yaptığımız işi Karadeniz'de gerçekleştirdiğimize bir türlü inanamıyorlar. Oysaki burası fazlasıyla herşeyi hak eden ve büyüyen bir bölge. Bu ay moda editörümüz Banu çok güzel bir iş çıkardı ve Karadeniz sahillerinde moda çekimleri gerçekleştirdi. Babalar günü sayımızda biraz erkek temasına ağırlık vermek ve erkeklere özel moda sayfalarımızı oluşturmak istedik. Ancak markalardan izin almak inanılmaz yazışmalar,telefon görüşmeleri ,bin türlü sorgu suala yanıt vermek zorunda kalmak gerçekten çok fazla yorucuydu. Bu zorlukları kendimizi ve işimizi tanıtana kadar yaşayacağımızın farkındayım zamana bıraktığım herşey gibi bunu da zamana bıraktım..Bir kaç moda çekimimizi sizinle paylaşmak ve yorumlarınızı da almak istedim.Efirli ve Bolaman arasındaki sahillerde ve tarihi mekanlarda gerçekleşen çekimleri bakalım nasıl bulacaksınız...






Sevgiler,

1 Haziran 2012 Cuma

Delikanlım


Çınar 10. ayında... Çok hareketli, bıraksam neredeyse yürüyecekmiş gibi.Çok şükür her şeyi yiyor sebze yada et ayrımı yok.En çok çorbayı ve yoğurdu seviyor.Çok kilo almıyor,sağlıklı olması dışında kilo alması yönünde bir takıntı yapmamaya çalışıyorum.Müziğe ve ritme çok dikkat kesiliyor.Müzik çaldığında bir kişi eliyle bir yerlere vurarak ritm tutuyorsa o da aynısını yapmaya çalışıyor.Hamileyken dinlediğim müzikler işe yaradı galiba.Kendi odasında uyuyor,sabah uyandığında ise pek ağlama huyu yok.Geçtiğimiz gün ilk adım ayakkabısını aldık.Çünkü sürekli adım atmak istiyor,emeklemiyor bir yerlere tutunup ayağa kalkmaya çalışmayı pek seviyor.Elbette henüz bunu başaramıyor ama olsun azmine hayranım doğrusu.En hoşuma giden ise bir ortam da birisi yüksek sesle konuşuyor ise ona çok kızıp sinirleniyor hatta bağırıyor.Sakinliği,soft müzikleri ve yumuşak tonda konuşmaları can kulağı ile dinliyor.Kuzenlerinin ona kitap okumasına bayılıyor,yanında birisi cep telefonuyla konuşurken ise katıla katıla gülüyor.Bunun anlamını henüz çözemedim ama bir kişinin kulağına cep telefonu dayamasını komik buluyor.Kısacası artık delikanlı oluyor benim oğlum...

11 Mayıs 2012 Cuma

Mayıs Sayımız ve Öğrendiklerim


  Mayıs ayı da geldi çattı.Aylar nasıl geçiyor anlamıyorum bile.Haziran sayımıza hazırlanmaya başladık.Anneler günü özel sayımızda Deniz Akkaya'yı konuk ettik bu ay.Yine çok çalıştık çok yorulduk.

Çınar'da büyüyor hızla.Dede,baba, ve şimdilerde anne demeye başladı.Emeklemiyor ama dimdik duruyor ayaklarının üzerinde.Bir adım atıyor sonra pat yere.Sabah onunla birlikte çıkıyoruz evden.Sanki Çınar'da işe gidiyor.Arabada dinlediğimiz müziklere eşlik ediyor.Bakıcı demek istemiyorum adete ikinci annesi gibi üzerine titreyen Zübeyde Annesine teslim ediyoruz,her sabah aynı suçluluk duygusu ile ayrılıyorum oğlumdan.Ama herşey onun için zaten.Bu çalışma,bu azim bu heyacan.Oğlumda tüm bunlarının bilincinde sanki.Her akşam anlatıyorum ona neler yaptığımı.Derginin hangi aşamada olduğunu kimin beni sevindirip kimin canımı sıktığını.Söz dinleyen ve uslu bir oğlum olduğum için ne kadar şükretsem az.

Çınar uyuduktan sonra adeta ikinci hayatım başlıyor.Biriken ev işleri,ertesi güne yenecek yemeğin hazırlanması,etrafın toplanması.Çınar'ın yemesi için hazırladığım yemeklerin ambalajlanması,kıyafetlerinin ütülenip ertesi sabaha hazır edilmesi..Ne kadar programlı bir anne olduğuma da şaşmıyor değilim.Eşiminde yardımı çok bana.Ev işlerini paylaştık onunla..Oğlumuzun yıkanması,altının alınması ona ait.Eşimin bilmediğim ne çok yönü varmış..Harika yoğurtlar yapıyor benim eşim öyle ki yoğurt yapma makinası almaktan vazgeçtim sayesinde.Pilavlarının tadına doyum olmuyor,kabak mücveri yaptığında şaşkınlıktan küçük dilimi yutacaktım.Daha önce yerinden kaldıramazdım.Ama şimdi bana yardım etmek için elinden geleni yapıyor.

Oğlum büyürken,işimi henüz yeni kurmuşken bu durumdayım işte.Anlayıp,öğrendiğim çok şey var.Bir de bir kaç saat fazladan uyusam...Ne iyi olurdu...


13 Nisan 2012 Cuma

Çınar'ın Fikir Atölyesi

Günaydın,

Dün size Çınar'la çok büyük işlere daldık demiştim hatırlarsınız.Görüşmeyeli ve buralara yazı yazmayalı epey bir işin gücün işine girdim.Öncelikle "Çınar'ın Fikir Atölyesi" firmasının oluşumunu sağladım.Ardından da,(Lütfen trompetler çalıp borazanlar ötsün..)Karadeniz'in ilk ve tek (şimdilik) kadın dergisini yapmak için kollarımı sıvadım.Bulunduğum bölgede bu tarz bir dergi olmayışı beni bu işe yöneltti.Ulusal kadın ve moda dergileri her yerde olduğu gibi burada da yaygın ancak O dergilerde ortaya konulan kadınlar ve bir çok marka ne yazık ki o kadar ulaşılmaz ve uzak ki..Hele Karadeniz gibi Avm'lerin çok yaygın olmadığı,butiklerin egemenliğini halen sürdürdüğü bir yerde yaşıyorsanız.Amacım bu bölgede yaşayan,şehirli,çalışan,kendi ayaklarının üzerinde duran kadınlara ulaşmak.
Sayfalarımda sağlık,güzellik,estetik,moda,trendler,röportajlar,söyleşiler,tatil,kültür,sanat bir de cemiyet haberleri yer alıyor.Kapsadığım yerler Samsun,Ordu,Giresun,biraz da Trabzon'da bulunuyorum.Bu yaz Sinop'a kadar ulaşmayı hedefliyorum.Nisan sayımızın kapağını sizlerle paylaşmak istedim.Şimdi Mayıs ayında yayımlanacak olan Anneler Günü özel sayımıza harıl harıl hazırlanıyoruz.Ekibimiz henüz küçük ama her birimiz yaptığımız işi gerçekten seviyoruz.Eğer sizinde paylaşmak istediğiniz konular,katkıda bulunmak istediğiniz sayflarımız varsa önerilerinizi bekliyorum.



12 Nisan 2012 Perşembe

Bahar,Çınar,Ben ve İşlerimiz



Bahar geldi.Çınar'ın dişleri çıkmaya başladı..Büyümenin ne kadar zor bir süreç olduğunu bir kez daha anlıyorum..Çınar'la birlikte öyle işlere daldık ki ayrı bir post konusu olur yaptıklarımız.Biz iyiyiz.Soran herkese selam ederiz :)

19 Ocak 2012 Perşembe

30 Aralık 2011 Cuma

Çınar'ın kurabiyeleri

 Yeni yıla kadar bir şey yazamam demiştim ama bulduğum ilk fırsatta Çınar için sipariş verdiğim yılbaşı kurabiyelerini sizlerle paylaşmak istedim.Buralarda edindiğim iki arkadaşımdan biri olan Sabahnur Hanım'ın maharetli ellerinden çıkan kurabiyeleri değil yemeğe,dağıtmaya bile kıyamıyorum.Görünce siz de bana hak vereceksiniz :)



Ağızımız tatlı,gönlümüz hoş olsun.
Sevgiyle,

29 Aralık 2011 Perşembe

Mutlu Yıllar

Uzun zamandır bloguma girip birşeyler yazamadım.Hem tüm günümü bebeğimle geçirmem hem de klavyemdeki sorun nedeniyle sizleri okumakla yetindim,güzel yazılarınıza ve paylaşımlarınıza yorum bile yazamadım.Bu süre zarfında beni merak eden ve mail atan Çınar'ı soran arkadaşlarıma çok teşekkür ederim.Çok şükür iyiyiz.Çınar hızla büyüyor.Erken doğumdan kaynaklanan sorunları atlattık,yaşıtlarının gelişimini yakaladık hatta geçtik bile diyebilirim.(Aman nazar değmesin :)

Yeni yıla kadar bloguma girip bir şeyler yazamayacağımı düşündüğümden şimdiden yeni yılınızı kutlamak istedim.Hem bebek büyütüp hem de bloguna düzenli yazı ekleyen annelerden de bu işin sırrını öğrenmek istiyorum.Bu yıl benim hamileliğin keyfini de çıkardığım zorluklarıyla da başettiğim ve annelik duygusunu tattığım bir yıl oldu.Bu duyguyu tatmak isteyen herkesin anne adaylarının ve hamişlerinin dileklerinin kabul olmasını anne olanların ise sağlık,mutluluk ve huzurla bebeklerini büyütmesini diliyorum.

Taze bir annenin başka ne dileği olabilir ki.Herşey gönlünüzce olsun.Yeni yılda buluşmak üzere,sevgiyle..

23 Kasım 2011 Çarşamba

Leileo'nun sütlü tarifleri

Anne olduktan sonra algıda seçiciliğiniz değişiyor ve daha önce hiç dikkat etmediğiniz,ilginizi çekmeyen bir çok şey birdenbire ilgi odağınız oluveriyor.Sırasıyla hamilelik,doğum derken şimdilerde bebek bakımı özellikle de emzirme konularında okumadığım kitap,dinlemediğim televizyon programı,incelemediğim web sitesi kalmadı diyebilirim. İşte bu sonsuz merakım sayesinde tanıştım LeiLeo Blog'la ve blogun sahibi Zeynep Hanım'la..
Annelerin rahat emzirmesi ve bebeklerin organik kıyafetler giymesi için oluşturulmuş bir marka olan Leileo'da  birçok annenin emzirme deneyimlerine yer veren hikayeleri yer alıyor.Okudukça bana ışık tutan bu deneyimlerin içinde günün birinde benim de yer alacağım hiç aklıma gelmezdi.Geçtiğimiz cuma günü Çınar'la konuk olduk Leileo'ya .Emzirme hikayemizi paylaştık.Bir başka anneye yol göstermesi umuduyla.

Bizim emzirme hikayemiz işte burada.Teşekkür ederiz Zeynep Hanım,teşekkürler Leileo.